<<
>>

FAS 2010

Bu sene kış aylarının uçuş vermeyen acımasız hava koşullarının acısını Fas ta çıkarmak üzere yola çıktık. Yolculuk 4,5 saat kadar sürdü. Kazablanka havaalanında inip minibüsümüzü kiralayarak doğru Marakesh'e yola çıktık. Önceki gezilerde çok sözü edilen meşhur Cehennem Meydanını en azından ben çok merak ediyordum. Ama maalesef meydanın asıl hareketli olduğu hafta sonu olmadığı için hevesimiz biraz kursağımızda kaldı. Kapalıçarşı benzeri bir yerde dolaştık. Gerçekten de otantik bir şehir Marakesh.

Sabah ilk uçuş yerimiz olan Agergour'a doğru yola çıktık. Burası Marakesh'e 50 km kadar uzaklıkta güzel ve geniş bir vadi. Kalacağımız yer vadinin tabanında olduğu için biz hemen kalkış pistine devam ettik. Uçuş rotası çok kolay bir bölge ve iniş yeri aynı zamanda bizim konaklayacağımız otelinde olduğu bir düzlüktü. Rüzgar ve hava koşulları şansımıza son derece müsaitti. Bulut kaldırıcıları sayesinde çok stabil rahat koşullarda irtifa almak mümkün oluyordu. Bizimle birlikte Fransız ağırlıklı bir çok yabancı pilot daha vardı. Toplam üç sortide herkes doya doya uçuş yaptı. Bu ilk günün şansı maalesef sonraki günlerde devam etmedi. Burda kaldığımız tam anlamıyla Han da ilk defa Tajin yedik. Haşlanmış sebzeler ve etten oluışan yemek benim için gayet idealdi diğer arkadaşlarda afiyetle yediler. Bu ülkede her türlü yiyeceğin şekerli ve tatlı olması için özen gösteriliyor. Klasik naneli çayları özellikle belirtmezseniz öyle tatlı geliyor ki tam anlamıyla şerbet. Ama yerel halk asla şişman değil. Yemekten yana bize çok uzak bir mutfakları yok yani yemek derdimiz yok sayılır. Yalnız kahvaltılarda alıştığımız "peynir" mevzusuna çok takıldık. Bir peynir özlemidir tutturdu  herkes. Krem peynir dışında katı bir peynir çeşidini ancak 4-5 gün sonra bir yerde bulabildik.

Agergour dan sonra güney okyanus kıyısına doğru uzun bir yola çıktık. Fas kilometresi diye bir kavram üretmeye karar verdik bu da yaklaşık olarak şöyle oluyor;
 1 normal km = 1,6 Fas kilometresi oluyor. Yol boyunca genelde Mehmet Çavaş sürücülük görevini aldı ve bende yanında oturan kişi olarak Fas ta insanların 60 km/saat hızda araç kullanmaları konusunu sık sık tartıştık. Bu tartışmalara sık sık Fas trafik polisleri de katıldılar. Gezi sonuna kadar 10 defa felan trafik polisleri bizi durdurdu. Yine de son defa gelen Ikarus uçuş grubundan çok daha az ceza ile paçayı kurtarmayı başardık.

İlginç yolculuk sonrası ulaştığımız Aglou sahilinde yağmur ve fırtına şeklinde esen rüzgar moralimizi bozdu biraz. Gezinin son günleri için planladığımız çöl programını öne almaya karar verdik. Sahilden çöle varmak 14 saat civarında sürdü. Yolun özellikle dağ geçişi kısmı bir yandan çok ilginçti ama yol dar olduğu için ve fas sürücüleri yol vermekten hoşlanmadığı için heyecanlı da oldu. Çöl gezisinin ilk durağı kumun hemen yanında bir Oberj de Sud. Buraya gece geç vakitte vardık ve kıl çadırlarda geçen ilk gecenin sabahında ağzımdaki kumlar çölde olduğumu hatırlattı. Şimdiye kadar ki zorlu denebilecek şartlara rağmen grup oldukça uyumluydu doğrusu. Sabah kumların üzerinde masalarda hazırlanmış açık büfede çok güzel bir kahvaltı ile başladı. Sonrada çöl içindeki kampa doğru Berberi rehberimiz Yusuf ile yola çıktık. Develerle ilerlerken Can ın getirilecekler listesine neden "mat" yazdığını anladı herkes özellikle benim gibi getirmeyenler.Çöl çok etkileyici ortam gerçektende. Bir saatten az bir süre sonra barkanların arasında bir kampa geldik. Hava sıcak olmasına rağmen kıl çadırların içi son derece serin ve hoştu. Mehmet ve ben biraz dinlendikten sonra ilk iş en yüksek kum tepesine paraşütlerimizle çıktık. göründüğünden daha zorlu bir tırmanıştan sonra çok güzel bir manzara ve sert rüzgarla karşılaştık. Burda rüzgar düşer diye bir saatten fazla bekledik ama ümidimizi kaybettikten sonra karnımızda zil çalmaya başladığı için inmeye karar verdik. Tamamen kumdan bir tepeden koşarak inmek çok keyifliydi. Öğle yemeğinde Fas ta yediğim en güzel Tajin yemeğini yapmış Yusuf ve arkadaşları. Berberiler'in karakterleri bize çok yakın doğrusu Yusuf ile hemen kanka olduk. Ama en çok Nesli'ye yakınlık duydu. Galiba bayanlara genel olarak Fatima diye sesleniyorlar Nesli'nin çöl günleriş boyunca adı Fatima oldu. Çölde uçuş yapamadık maalesef. Kum tepelerinin üzerinde rüzgar sert aşağıda az veya türbülanslı oldu maalesef.

Çölden dönüş yolunda geçtiğimiz Quarzazat şehrinde büyük stüdyolar gördük. Öğrendiğimiz kadarı ile Fas Kralının Hollywood ile arası iyiymiş. Sex and The City 2 Filmi de Fas'ta çekilmiş. Ülke genelinde gözlemlenen klasik sefalet burda kayboluyor. Geri dönüş yolu artık daha tecrübeli olduğumuz için 2 saat kadar kısa sürdü. Yeniden Aglou Beach sahiline geldik ama program dışına çıktığımız için otelde yer olmadığını öğrendik. Başka bir otel aramak üzere yola çıkmak üzereyken yazlık bir ev kiralama imkanı çıktı ortaya. Dekorasyonunu çok kafaya takmadan bir yazlık ev tutup iki gece burada kaldık. Bu iki gün boyunca Nid Agle yani kartal yuvasında güzel bir uçuş günü oldu. Ertesi gün Legzira uçuş tepesinde tek bir uçuş yapabildik. Bu arada Nid Agle uçuşundan sonra Mehmet'i yurda geri göndermiştik artık arabayı daha çok ben ve Deniz Akay kullanmaya başladık. Son konakladığımız yer Legzira sahilinde elektriği olmayan hoş bir oteldi. Legzira sahili benim Fas gezisi boyunca en çok sevdiğim yer oldu. Okyanus sahilinde gelgitle küçülüp büyüyen kumsal çok güzeldi. Legzira da kaldığımız son iki gün Sidi Ifni ve Leghzira tepelerinde uçmaya çalıştık. Sidi Ifni bir kasaba ve sahil yerleşimlerinin neredeyse en güneyde olanı. Kasaba merkezi bir tepenin üzerinde ve okyanusa bakan tarafında yelken uçuş yapmaya çok müsait bir sırt vardı. Buraya ilk gittiğimiz gün rüzgar çok uygundu ama biz çok açtık ve önce yemek yiyip sonra uçmayı düşündük ama rüzgar çok sertleşti. Aksi gibi sonraki günlerde rüzgar zayıf esti ve kasabanın üzerinde uçma fikri boşa çıktı. sidi Ifni kasabasının arkasında antenlerin olduğu uçuşa uygun bir tepe vardı ama kiralık minibüsümüz ile yol kötü olduğu için çıkamadık. Bir gün sonra kiraladığımız eski bir Defender ile ancak çıkabildik. Çıktığımız tepe olağanüstü bir manzaraya sahipti ve uçuş açısından da potansiyeli çok iyi olmasına rağmen bize yüksek basınçlı fazla kararlı bir hava denk geldi. Bu yüzden çok uzun uçamadan inmek zorunda kaldık. Bu bizim son uçuş günümüzdü ve ertesi gün önce Kazablanka'ya döndük. Pekte ilginç olmayan bir şehir ama Hasan 2 cami güzel ve görkemliydi doğrusu. Akşam yemeğini Kapadokya adlı bir lokantada yedik belki bir Türk ile karşılaşırız diye ama Türk arkadaşı olan biriymiş sahibi. Küçük porsiyonlar önce canımızı sıktı ama arkadan gelen tatlı ile gönlümüzü aldı lokanta sahibi. Ve nihayet son gün arabayı teslim etmeden kısa bir şehir turu yaptıktan sonra havaalanına geldik ve özlediğimiz yurt topraklarına geldik. Bir sonraki uçuş seferine kadar Fas gezisi sohbet malzemesi olarak çok iyi iş görecek diye düşünüyorum.     

 

 

Fas 2010 Fotoğraflarına ilgli linkten ulaşabilirsiniz.

 

Yazar Hakkında

Yönetici kullanıcısının resmi
Yönetici
Offline
Last seen: 28 hafta 11 saat önce
Joined: 11/06/2008

Meteoroloji