Kuşlar gibi özgür olmak...O kadar harika bir his ki, tarifi mümkün değil.İlk irtifa uçuşu sonrası bunu enteresan şekillerde izah etmeye çabalayan arkadaşlarınızı gördüğünüzde anlayacaksınız.Yorucu ama çok keyifli Pamukkale günleri,akşamları içilen Zafer gazozları, tadından yenmez dostluklar ve bir de Hüseyin diyebiliriz,ekipte bir laz olması herzaman avantajdır ( çakma bir laz olsa bile ).İşin en heyecanlı kısmı ise Ölüdenizdeki ilk sabahınız.Heybetli Babadağın eteklerinde sıranızı beklerken adrenalin seviyeniz düzensiz bir şekilde artar ve azalır.Ne hissettiğinizi bile çözümleyemezsiniz çoğu zaman.Hem irtifanın vermiş olduğu his,hem korku,hem heyecan,hem mutluluk...Yeterince tuhaf bir hissiyata sahipsinizdir.Ama emin olduğunuz bir şey var,profosyonel bir ekiple ve sizi sizden daha çok önemseyen dostlarınızla oradasınız.Bu ise hislerin en güzeli.İlk yüksek irtifa uçuşunun önemli olduğunu düşünüyorum,Herne kadar tadını çoook fazla çıkaramasanız da yaklaşık yarım saatlik bir uçuşun ardından ayaklarınız kumsala dokunduğunda iyi bir iş çıkarmış olduğunuzu düşünüyorsunuz.Bunda en büyük rolü olan tabiki eğitmenleriniz ve güzel dostlarınızın pozitif enerjisi.Başta Can ve tabiki karizmatik take-off amirimiz Mert Acar olmak üzere emeği geçen tüm ikarus camiasına teşekkürlerimi sunar, Can abinin deyimiyle "yanaklarınızdan öperim" :)Ne demişler ; " Kuşların neden şarkı söylediklerini yalnızca paraşütçüler anlarmış"SevgilerleMurat IŞTINP1-P2 Full Paket Ağustos 2009
