info@ikarus.com.tr
0216 970 08 86

Seher Bilinmiş

İkarus Havacılık

İlk uçuş denemem mi? Yüzümdeki gülümsemeyle, anılarımı, hafızamın kütüphanesinden çıkartıyorum. O anı düşünmek bile beni mutlu ediyor. O noktaya nasıl geldim, aklımı çelen şey neydi? Belki de buradan başlamalıyım……. 2008 Haziran: İki arkadaş Likya turu yapmaya karar vermiştik. Geçiş ve konaklama noktalarımızdan biri de Fethiye idi. Tur rehberimiz: “Evet arkadaşlar, yarınki programımızda yamaç paraşütü uçuşu ve tekne gezisi var. Uçuş deneyimini yaşamak isteyenler ellerini kaldırsın.” Koskoca otobüste tek el kalktı, tahmin edin o da kimin eliydi acaba :) Bir an kendimi kötü hissetmiştim, acaba rehber başka bir şeylerden mi bahsetti, bilmediğim bir şeyler mi vardı. Gün içerisinde, tatile birlikte çıktığım arkadaşım Sezin ve turdan bir arkadaş daha gelmeye karar vermişti. Artık yalnız değildim :) Gerçi Sezin’i ikna etmek için baya bir çabalamıştım. Tur rehberimiz Kaş’lıydı. O bile gelmek istiyordu aslında fakat bir dahakine deyip ertelemişti. İçimdeki heyecan dışarı yansıyordu. Çok heyecanlıydım gerçekten, ayaklarım yere basmıyordu :) Sabah 06:10 da paragliding şirketine ait bir araç gelip bizi otelden alacaktı. O gece nasıl geçti bir bana birde oda arkadaşıma sorun. :) Gece saat 01:00 di yanılmıyorsam, telefonumuzun alarmını kurup yattık. Evet, alarmlar çalmaya başladı, gözlerimi açtım, balkondan içeri doğru süzülen güneşi gördüm ve zıpkın gibi yataktan fırladım. Hemen toparlandım ve hazırdım. Arkadaşımın da toparlanmasını bekliyordum. Beklemek ne kadar uzun geliyor bu gibi durumlarda :) Lobiden arayıp aracın geldiğini söylemeleri ile odadan fırladık. Kalbim üst sınırda küt küt atıyordu. Heyecandan yerimde duramıyor, karnıma kramplar giriyordu. Yaklaşık 20 dakika sonra şirketin önündeydik. Pilotlar malzemelerini yüklemiş bekliyordu. Günün ilk atlayışını yapacaktık. Üstümüzdeki kıyafetler yukarısı için pek uygun değildi. Pilotlardan biri hırkasını vermişti. O hırka bana mini bir elbise olmuştu :) yukarıya çıktıkça hava daha da soğuyor fakat manzara da bir o kadar artarak güzelleşiyordu. Kendimde değildim, başka bir dünyadaydım sanki. Her yolcuya bir pilot ve tulum verilmeye başlandı. Bir tek bana verilmedi :) Bu bendeki de ne şans böyle deyip kendi kendime mızmızlanmaya başlamışken birden biri “Seher” dedi. Bana doğru gelen bir tulum vardı ve bu tulum bir F9 pilotuna aitti. O an her şey ağır çekimde ilerliyormuş gibi her karesini hatırlıyorum. İçimden, “Aman tanrım en baba tulum bana kaldı.” dedim. İçimde inanılmaz bir mutluluk. 1900 mt kuzey pistindeyiz. Evet herkes indi. Pilotlar yolcularıyla konuşup hazırlanmaya başladılar. Evet, yine ben tek başıma zirvedeki kulübenin altında halen pilotumu bekliyordum. Kim beni uçuracaktı? Organizasyonu yapan pilot yanıma yaklaşıp “Senin pilotun kim?” dedi. Ben de şaşkaloz bir ifade ile “Bana pilot vermediniz ki” demiştim. :) Aracın tepesine bakıp bizim pilota seslenmişti. Aracın tepesinde malzemelerin arasından ilk önce bayaaa tombalak bir pilot beliri verdi. O an aman tanrım bumu beni uçuracak deyip gözlerim kocaman açılmıştı :) Kalkışta ya ayağı takılıp üstüme düşerse korkusu yaşadım birkaç saniye içinde :), sonra o tombalak yanındakine “Seni çağırıyor” deyince oh be demiştim…… :) Büyüklerimizin söylediği bir söz vardır: “Allah fakir kulunu sevindirmek isterse, eşeğini kaybeder, üç gün sonra buldururmuş.” Benim tulum ve pilot bulma hikayem buna benzedi :) Pilotum hazırlıkları yapıncaya kadar bende Babadağ’daki o güzelim manzarayı hafızama işliyordum. Her şey çok güzeldi…. Günün erken saatlerinde 1900 mt deyim. Güneş dağların ardından süzülerek Fethiye’ye günaydın diyordu. Dağın eteklerinde hafif puslu bir hava, deniz sakin, doğa yeni uyanıyor, uyanışa cevap veren birkaç yırtıcı kuş….. Manzaraya aşık olmamak mümkün değil. Pilotum beni çağırıyordu. Tulumumu giymiştim, XL kaskımı taktım :), malzeme serildi, kuşandık, son kontrollerde tamam. Hadi bakalım deyip boşluğa doğru koşmaya başladık, artık havadayım. O ne güzel bir duyguydu. Hayatım boyunca unutamayacağım karelerden birisidir. Mest olmuştum, kendimi küçük bir kız çocuğu gibi hissetmiştim. Nefes almak ne kadar güzeldi. Pilotum da iyi biriydi, yaşadığım mutluluğu görünce uçuş süresini maksimumda tutmaya çalışmıştı. :) Yere inmek istemiyordum. Hızla irtifa kaybetmemek için akrobatik hareketlerden bile vazgeçmiştik. Rüzgar yüzümü okşayıp gidiyordu. O anı anlatmaya çalışıyorum ama doğru ve yeterli kelimeleri bulamıyorum. Kulağımda rüzgarın sesi, gözlerimin önünde uyanan bir doğa, yüzümde mutlu bir gülümseme, içimde büyük bir huzur……. Mutlu ve huzurluyum, çok ama çok …………….. :) Kendime getirmişti o an yaşadıklarım, hissettiklerim. Artık yapmak ve yaşamak istediklerimi ertelemeyecektim. Gökyüzündeki seyrimiz bitti ve tekrar karadayız. Diğer iki arkadaşımla birlikte ödemelerimizi yapıp Lagün de bizleri bekleyen tur rehberimizin yanına gittik. Herkes merakla sormaya başladı, ben kendimden geçmiş bir şekilde; “her şey harikaydı, mutlaka denemelisiniz” deyip gruba moral ve cesaret aşılamaya çalışıyordum. Tüm gün aklımdan çıkmadı, bir kerecik daha deyip duruyordum. Bu şansı yakalamak için tur rehberi ile konuşup uygun bir an yaratmamız gerekiyordu. Turun programını inceleyip bir gün sonrası için karar verdik. Şirketle konuşup rezervasyonlarımızı yaptırdık. Bu sefer yanımda turdan başka bir arkadaş vardı. Anlattıklarımızdan baya etkilenmiş olacak ki, tereddüt ve korkuyla bakan arkadaşımız gelmeye karar vermişti. :) Tekrar heyecanlı bir bekleyiş, gece erkenden yatmıştım. Gün ağardı, lobiden telefonla haber geldi. Ben yine zımba gibi dikilmişim :) Aracın şoförü beni görünce şaşkın bir ifade ile “Sen uçmadın mı?” demişti. Ben de, “ Bir uçana bir bedavaymış.” deyip gülümsemiştim. :) Şirkete doğru giderken yolda çay ve muhabbet molası vermiştik. Şoförümüz kışın Fethiye’de minibüs şoförlüğü yaptığını söylemişti. Şirketin önüne geldik, tekrar aynı süreç….. Organizasyonu yapan pilot beni görünce duraksadı. Hemen atıldım ve bu sefer tulumumu ve pilotumu hemen isterim der gibi bakmıştım. İşe de yaradı :) Bu sefer 1700 mt güney pistindeyiz. Hazırlıklarımızı yaptık ve kuşandık, sıramızı bekliyorduk. Birkaç kişinin kalkışından sonra sıra bize gelmişti. Bu seferki uçuşumda atraksiyonlar istiyordum :) Ama ne yazık ki bu sefer de pilotumuz düz uçuştan yana biri çıktı. Havadayken artık bu uçuş olayı ile ilgili eğitim alma kararını vermiştim bile……… Malzememi alacak, uçmak istersem uçacak, istemezsem manzaramı seyredip fotoğraflar çekecektim. :) Haldur huldur tepeye çıkartıp ardından hemen kuşan ve koş. Bu ne ya! :) Ben o anın tadını çıkartmak istiyordum. Bu acele neydi? Kararımı vermiştim tek yol eğitim almaktı. :) O kadar yoğun duygular içindeydim ki hayatımda ilk defa bir şiir yazmıştım. :) Artık rüyalarıma giriyordu. İstanbul’a döndüğümde vakit kaybetmeden araştırmalara başlamıştım. Birkaç siteye üye olmuştum. İkarus Havacılık’ın sitesini de incelemiş, arayıp bilgi almıştım. O zamanlar da operasyon sorumlusu olarak Emin Albayrak vardı. Tarih 06/07/2009, saat 12:58, günlerden pazartesiydi. İkarus’tan eğitim bilgilendirme maili gelmişti. Mailde aynen şunlar yazıyordu: “Sayın Seher Bilinmiş Basta faaliyetlerimize göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederiz. Faaliyetlerimiz ve eğitimlerimiz ile ilgili tüm detaylara www.ikarus.com.tr adresinden ve ilgili sayfalardan edinebilirsiniz. 2009 sezonu eğitim ücretlerimiz ve faaliyetlerimizle ilgili detaylı bilgi ektedir. 2009 Faaliyet Takvimimize ilgili linkten ulaşabilirsiniz. Kargo adresinizi göndermeniz halinde eğitimlerimizin video içeriği mevcut olan dvd medyasını adresinizden alabilirsiniz. E-mail adresiniz kayıtlarımıza geçirilmiştir. Her ay düzenli olarak gönderdiğimiz bültenimiz adresinize yollanacaktır. En kısa süre içinde faaliyetlerimizde görüşmek üzere. Emin Albayrak Operasyon Sorumlusu” Bu maili alıp inceledikten birkaç gün sonra ofise gittim. Samimi olmak gerekirse, birkaç katlı, kalabalık ve gösterişli bir şirket binası bekliyordum. :) Zemin katta ufak bir ofis, içeri girdim, Emin bey masasında oturuyordu. Arkasında eğitmen olduğunu tahmin bile edemediğim Can Gül Hoca vardı. :) Bu kadar genç birini beklemiyordum. Olsa olsa eğitmen yardımcısıdır ya da farklı bir pozisyonun başındaki sorumlu kişidir diye düşünmüştüm. :) Emin Beyle sohbetimiz başladı, eğitim süreci ile ilgili bilgi veriyordu bana. Doküman olarak eğitmenin kendi yazdığı kitabı vereceklerini söylemişti. Bir ara gözüm duvardaki çubuğa takılmıştı. Kızılderililerin kullandıkları barış çubuğuna benzer bir çubuktu. Can Gül Hocayla yaptığımız sadece iki dakikalık konuşma vardı: Biri eğitim esnasındaki hava koşulları, bulutluluk, diğeri ise gözüme takılan barış çubuğu idi. Sadece birkaç cümle o kadar. Can Gül hoca gülümseyerek ofisten çıktıktan sonra Emin Bey, Can Gül Hocayı göstererek “kitabın yazarı” demişti. Bende şaşkın bir ifadeyle “ney o muuu, eğitmenimiz o mu!?” demiştim. :) Sanırım kitap yazan, yılların tecrübesi olan bir insan dedem yaşında, ak saçlı biri olmalıydı. :))) Nasıl bir öngörüyle gelmiştim oraya ve neleri görüp geri dönmüştüm. Gerçi olumsuz yönde etkilememişti bu durum beni. Küçük, şirin, sevimli bir ortamdı. O an kararımı vermiştim, sadece eğitim alacağım tarih konusunda net değildim. Tarih 03/08/2009, saat 15:10 İkarus’tan yaptığım rezervasyonla ilgili mail geldi: “Ön Rezervasyonunu yapmış olduğunuz 19-25/09/09 programının rezervasyon bilgileri ekteki gibidir. Kesin rezervasyon için bizimle irtibata geçebilirsiniz. Emin Albayrak Operasyon Sorumlusu” Günler, haftalar gibi gelmeye başlamıştı. Sabırsızdım, içimdeki heyecanı bastıramıyordum. Sitelerden video görüntülerini izleyip duruyordum. İlk tandem uçuşumda giydiğim, şu F9 pilotuna ait tulum. Halen gözümün önündeydi. Ayaklarımın yerden kesildiği o gün, benim için hayatımın dönüm noktalarından biriydi. İlk tandem pilotum Bora Bey idi, onunla bağlantıya geçmiştim. Aldığım kararlardan bahsetmiştim. Bir de biraz utana, sıkıla tulumu ilerde bana verebilir mi diye rica etmiştim :) Benim için manevi bir değeri var demiştim Bora Bey’e. :) Çok sıcak bir insandı, bu yüzden kendimde bu cesareti bularak şansımı denemiştim. :) Cevap ne mi oldu? Tabi ki evet oldu. :) Günler geçmeye devam ediyordu. Veeee eğitim zamanı geldi. Yola çıkma günüdür……………. ;) Devamı mı? Yakında……. :) Seher Bilinmiş