18 Ekim Aytepe trekking Programı

IMG_0428.JPG
IMG_0412.JPG
IMG_0446.JPG
IMG_0459.JPG
IMG_0460.JPG
IMG_0472.JPG
IMG_0442.JPG
IMG_0489.JPG
IMG_0499.JPG
IMG_0501.JPG
aytepe_parkur.jpg

İlk trekking faaliyetimiz olan Aytepe programını 10 kişinin katılım ile tamamlamış olmanın gururu sevinci ve TOKLUĞUNU yaşıyoruz. Aynen öyle , tokluğunu. Faaliyet boyunca dalından kestane, dalından incir , dalından üzüm, dalından ceviz , dalından böğürtlen yiyip durduk.
Faaliyet Yuvacık mevkindeki derekenarında insanların dereüstüne kurdukları salıncaklarda sallandıkları Karaaslan tesisinde mükellef bir köy kahvaltısı ile başladı. O ne ne ekmek öyle :) Daha sonra aracımız bizi Aytepe parkurunun başlangıcına bıraktı. Amanın tüm kestaneleri toplamışlar diye biraz bi panik olduk ama sonrada yatıştık :) Yolumuz üstünde şöminesinden duman tüten yeni demlenmiş çayı olan tüm trekking yapanların uğradıkları , bu sebeple evrim geçirerek su deposundan bir tesis haline gelmiş olan bir mola yerine uğradık. Bu su deposunun hemen yanında bulunan bir mağarada var. Burayı da gezmemezlik edemezdik tabiî ki. Elimize aldık cep telefonlarımızın ışıklarını ve cep telefonların işe yaramayan fenerlerini daldık mağaraya. Mağara dar girişli daha sonra içeride genişleyen bir galerisi olan bir yapıdaydı. Yaklaşık 75-100 mete ilerledik. İçeride birkaç yarasa arkadaşa huzurlusuzluk vermiş olduk, artık af ola.
Bölgenin ilerilerinde inanılmaz kestane vardı. Çantalarımızı avuç avuç dalından topladığımız kestaneler ile doldurduk. Bunları Taksim de satıp birkaç organizasyonu daha amorte edebileceğimizi düşünüyoruz.
Yol boyunca Atilla’nın aç gözlü bir şekilde kestanelere saldırışına tanık olduk. Kerem ile kestane başında kapışmalarına şahit olduk. Hatta olayı daha seri yapabilmek için victorinox çakıya yeni bir tool daha geliştirdi. “ Kestane açar”. Sayfada tasarımın resmi var. Seherin enerjisi faaliyet tepelerinde olduğu gibi burada da devam ediyordu. Enerji topu Seher aklına bi şey gelmeyince anlattığı fıkralar ile enerjisinin sürekliliğini bize kanıtladı. Ha bu arada kendine Köyden bi kaynana buldu. Damadı göremedik ama. Yıldız da profesyonel bir böğürtlen toplayıcıymış. İnanılmaz büyüklükteki böğürtlenler topladı. Çağdaş da iyi bir İncir avcısı :)
Tekrar Karaaslan tesisine ulaştığımızda sanki o meyvaları yiyen biz değilmişiz gibi tereyağında pişmiş alabalık , mıhlama , kavrulmuş fasulye turşusu, kaşarlı mantar ve yine o enfes ekmeklere daldık. Tabakları sıyırdık. Vallahi doğru :) Birde üstüne demli çaylar ohhh. Burunda mutfakdan gelen odun ateşinin kokusu …. Kızlar hızlarını alamadılar birde dereye girdiler.

Bu aktivitede 850 mt den irtifa kaybederek 310 mt ye kadar yokuş aşağı bir parkuru kat ettik. Toplam 9 kilometre 600 metre yürüdük. Bu mesafeyi de 5 saat gibi bir sürede kat ettik.
Uzun zamandan beri üzerinden hızla geçtiğimiz doğayı adım adım kat etmenin arzusu içinde olan biz pilotlar için güzel bir aktiviteydi.
Bazen bu şekilde genelden - detaya inmenin, telaştan - sakinliğe, hiçbir şey düşünmeden öyle aval aval doğada adım atmanın hepimize faydası var diye düşünüyorum. Bacaklarımız yokuş aşağı indiğimiz bu faaliyette biraz açtık, artık yokuş yukarı çıkacağımız ve tabiî ki daha fazla acıkacağımız faaliyetler bizi bekliyor. Ayrıca bu kış iyi bir plan program yapıp daha önce kış tırmanış aktivitelerinde bulunmuş olan arkadaşlar ile çok kastırmayan kış etkinlikleri yapmayı da düşünüyoruz.

Burada Arnikadan Ömer Kokal ‘a tekrar teşekkürlerimizi sunuyoruz. İstanbul yakınlarına bize kaçabileceğimiz ve hatta bu kaçamakta kestane de toplayabileceğimiz bir adres öğretti. Teşekkürler Ömer.
Faaliyetimiz ile ilgili ayrıntılı resimler ilgili linkte.

http://www.flickr.com/photos/ikarushavacilik/sets/72157622492162107/