info@ikarus.com.tr
0216 970 08 86

Termik Bölüm 1

İkarus Havacılık

XC uçuşunun püf noktası genellikle “Bir sonraki termik nerede?” sorusunu doğru cevaplamakta
yatar. Eğer bu soruyu yüzde doksan doğrulukla cevaplıyabilirseniz hayatınız çok çok
kolaylaşacak demektir. Her XC pilotunun termikleri anlamak için kendi sistemini geliştirmesi ve
bunu sürekli olarak geliştirmesi işin anahtarıdır. Ancak bu şekilde bir pilot her bir
“başarısından” yada “başarısızlığından” yani bir şeyler öğrenebilir. Öğrenciler genelde şöyle
diyebilirler “Ben bunu biliyorum zaten ama bu herşeyi çok basite indirgiyor”.  Amaçta budur
zaten: Her sezon daha iyi sonuçlar elde etmek üzere geliştirebileceğiniz basit ve açık bir
system. Termik-tahmin modelini genel olarak iki kısma ayırabiliriz: araziye dayalı termik
tahmini ve gökyüzüne dayalı termik tahmini. Bu bölümün amacı termiklerin arzide nasıl
oluştuklarını ve onları verimli bir şekilde nasıl bulabileceğimizi açıklamaktır, ikinci bölümde
gökyüzü, üçüncü bölümde havada kalabilmek için termiklerin nasıl kullanılacağı ele
alınacaktır.

TOPLAYICILAR
Termik oluşturma potansiyeline sahip alanlara “toplayıcılar” diyebiliriz çünkü bu alanlar güneş
enerjisini toplarlar ve sıcak hava yada termik olarak geri salarlar. Toplayıcı bölgelerdeki
hava güneşin yeri ısıtması ile birlikte ısınır ve önceleri yavaş ve yumuşak (dağlardaki sabah
termikleri buna en iyi örnektir) daha sonra günün ilerleyen saatlerinde tıpkı kıyıya vuran
dalgalar gibi daha sert “setler” yada döngüler halinde salınırlar. Sürekli olarak gelen küçük
dalgaları ve arada bir kopup gelen büyük bir dalgayı, daha sonra yine küçük dalgaların devam
ettiğini gözünüzde canlandırın. İyi bir toplayıcı bulursanız onun üzerinde askıda tutunabilir
ve kopup gitmek için daha büyük bir set bekliyebilirsiniz; alçaktaysanız bu sizin tek şansınız
olabilir.

Toplayıcılar tümüyle güneş ile ilgilidirler. Eğer güneş yoksa büyük ihtimalle yerden yükselen
hava pek fazla değil demektir (soğuk cepheler ve diğer stabil olmayan hava kütleleri istisna
olmak üzere). Potansiyel bir termik toplayıcısına bakıldığında ilk sorulacak soru şu olmalıdır,
“Güneş ne kadar uzun zamandır ve hangi açıyla toplayıcı bölgeye vuruyor?” Mükemmel bir
toplayıcı dik bir açıyla saatlerdir güneş görüyor olmalıdır. Bu dersi 96 yılında ABD Ulusal
şampiyonası sırasında almıştım, bütün usta pilotlar yamacın güneş gören rüzgaraltı kısmına
uçmuşlar bense yeni güneş görmeye başlayan rüzgarüstü kısmına gitmiştim, ben çöktüm onlar
çökmediler.  O zaman bunun şanssızlık olduğunu düşünmüştüm, aslında şansın bununla bir ilgisi
yoktu, sadece yamaç yeterince uzun süre güneş görmemişti.

Havanın ne kadar ısınacağını belirleyen diğer bir faktör yüzeyin cinsidir. Temel olarak
üzerinde büyük miktarda hapsolmuş yada rüzgardan korunmuş hava bulunan kuru yüzeyler en iyi
termikleri oluştururlar. Mevsim sonunda ekinler kurumuşlardır ve aralarında çok büyük miktarda
hareketsiz hava barındırırlar ve sonuç olarak en iyi termiklerden bazılarını salarlar. Kuru
çalılılar, aralarında yüksek miktarda hareketsiz hava tutan kayalık bölgeler de iyi çalışırlar
ancak kayaların ısınmaları daha uzun zaman alır. Nemli yüzeyler güneş enerjisinin büyük kısmını
hapseder ve nemi buharlaştırmak için kullanırlar, bu işlem termikleri öldürür.

Rüzgar potansiyel toplayıcı bölgelerdeki havayı sürekli olarak karıştırarak termikleri berbat
eder, ya havanın yerden kopabileceği sıcaklığa ulaşmasını engeller yada çok güzel olabilecek
bir termiği, özellikle de alçak irtiflarda,  paçavraya çevirir. Çok kuru çalılık bir arazinin
cevresindeki geniş ağaç sıraları yada setler genelde çok güzel, "hareketsiz hava cepleri”
bulundurular. Etrafta yürürken rüzgardan korunmuş, kuru ve güneşli alanlarda havanın daha sıcak
olduğunu hissedebilirsiniz. Bir toplayıcı alan rüzgardan ne kadar fazla korunmuşsa ve ne kadar
fazla güneş alıyorsa oradan yükselme şansınız da o kadar yüksektir. Bu demektir ki en iyi
termikler genelde güneşli rüzgaraltı bölgelerde bulunurlar; yüksekteyseniz ve üzerinden
uçuyorsanız bu sorun değildir, ama alçaktaysanız ne kadar rotora bulaşmak isteyeceğinize
kendiniz karar vermelisiniz.

Bir çok pilot büyük park alanlarında ve yollardaki siyah asfaltın iyi bir termik kaynağı
olduğuna inanır; asfalt siyah olmasına ve çok büyük miktarda enerji tutmasına rağmen pek iyi
çalışmaz çünkü üzerindeki havayı orada tutacak hiç birşey yoktur. Bir park yeri yada otoyol
üzerinde uçan kuşları izlerseniz nerdeyse daima çok küçük daireler çizdiklerini ve pek fazla
irtifa kazanmadıklarını görürsünüz. Termikler tıpkı tavada cızırdayan yağ damlacıkları gibi çok
sık aralıklarla koparlar fakat çoğunlukla kullanılamaz haldedirler. Arabalarla dolu bir park
alanı genelde boş olandan daha iyi çalışır çünkü araçların arasında çok güzel bir şekilde
hareketsiz hava tutulabilir. Bir yol ise iyi bir tetikleyici olabilir, ama bu konu daha sonra
incelenecek.

Arazinin bakı açısı kritiktir. Örneğin kuru, sürülmüş tarlalar genellikle kuru, düz tarlalardan
daha iyi çalışırlar. Bunun nedeni pulluk izlerinin güneşe bakan yüzleri güneş kolektörleri gibi
iş görürken izler arasındaki hava ceplerinin rüzgardan korunarak gelişme fırsatı
bulabilmeleridir. Dağlarda uçuyorsanız güneşe dik açı ile en uzun süredir bakan yamaçları
bulun. Rüzgar altı yamaçlar genelde rüzgarı karşılayan yamaçlardan daha iyi çalışırlar çünkü
rüzgarltı bölgedeki hava korunmuştur fakat güneş gören rüzgarlı bir yamaç her zaman rüzgar
altındaki gölgeli bir yamaçtan iyidir. Gerçekten geniş, Güney-Batı yönüne bakan yamaçlar gün
ortasından akşamın erken saatlerine kadar sürekli güçlü termikler sağlıyabilirler fakat doğuya
bakan yamaçlar sadece sabahları, batıya bakan yamaçlar sadece akşamüstleri çalışırlar.

Toplayıcının zıttı elbette soğuk, yansıtıcı, ıslak ve genelde rüzgarlı olan göllerdir.
Neredeyse hiç bir zaman gölden gelen bir termik bulamazsınız. Bu, göller üzerinde termik
bulunmaz demek değildir ancak bunlar gölün kendisinden gelmiyorlardır. Bir istisna günün geç
saatlerinde ısınmış durumda olan suyun ısısını salmaya başladığında görülebilir ancak bu
kullanılabilir termikler oluşturacak kadar güçlü şekilde gerçekleşmez. Akşam üstü göller
üzerindeki uzun süzülüşler oldukça taşıyıcı olabilirler ancak bu “sihirli” havaya fazla
güvenirseniz kendini yüzerken bulabilirsiniz.

PASİF TETİKLEYİCİLER
Termikler bir tür yüzey gerilimine sahiptirler ve yerden kopmadan önce bir süre araziyi takip
ederler. Termiğin yerden koptuğu noktaya bir pasif tetikleyici diyebiliriz. Pasif
tetikleyiciler çoğunlukla keskin bir zirvenin ucudur; güneş doğudan batıya doğru hareket etse
bile genelde sabah 9 dan gün batımına kadar üzerinde bir bulut olur.  Önce doğuya bakan
yamaçlarda hava ısınır tepe boyunca tırmanır ve kopar, sonra güney-doğuya, güneye bakan
yamaçlar ve daha sonrada batıya bakan yamaçlardan hava ısınır, tırmanır ve kopar. Ancak
termikler tırmanıp aynı pasif tetikleyiciye gelirler. Her zaman uçtuğunuz bölgelerdeki
termikleri düşünün, gün boyunca güneş hareket ettikçe her birine neler oluyor? Eğer
yüksekteyseniz doğrudan zirvenin tetikleyici ucunun üzerine uçabilirsiniz ancak alçaktaysanız
zirvenin güneşli yüzünün önüne geçmeniz ve oradan tırmanmanız gerekir. Sırtlarda aynı şekilde
çalışırlar sırtın her iki yüzeyinden de termik kopması halinde sırt üzerinde birleşirler.

Dağlarda uçarken kabarcıkların yüzey gerilimlerini kırıp kopabilecekleri (tıpkı suyun
kolunuzdan aşağıya akarken dirseğinizden kopması gibi) yerleri arayın; güneşli rüzgardan
korunmuş yamaçların üstündeki sırtlar ve sırtın termiğin kopabileceği minik bir zirve
oluşturduğu yerler en iyi çalışabilecek yerlerdir. Bir araya gelen iki yada daha fazla sırt tek
bir sırttan daha da iyidir, her bir sırt doğru kopma noktasını yakalama şansınız arttırır. Bir
kaşık alıp çaydanlıkta kaynamakta olan suyun içine daldırırsanız bu olayı net bir şekilde
görebilirsiniz.

Ova üzerinde uçarken pasif tetikleyiciler çok küçük olabilirler. Örneğin geniş, sürülmüş kuru
bir tarlanın rüzgaraltı ucundaki yol ile tarla arasında genellikle bir hendek olur; bu
kesinlikle pasif bir tetikleyicidir. Sadece kuru bir tarla ile yeşil bir tarla arasındaki sınır
bile havanın kopması için yeterli olabilir; en iyi termikler değişmez bir şekilde geniş kuru
tarlaların rüzgaraltındaki köşelerinde, bir hendek yada sadece yeşilliğin başladığı sınırlarda
bulunurlar. Kıraç bir bölgenin ortasındaki bir grup ev yada düz arazinin monotonluğunu bozan
yanlız bir petrol kuyusu bile termikleri koparabilirler. Bazıları elektrik direklerinin pasif
tetikleyiciler olduklarına ciddi şekilde inanırlar ancak elektrik direkleri üzerinde bulunan
termikler daha çok arazinin yapısından kaynaklanırlar. Bir istisna olarak gerçekten büyük
yüksek gerilim direkleri termikleri koparabilirler ancak bu da kuşkuludur. Ayrıca elektrik
direklerininüzerinde termik dönmeye çalışmak potansiyel olarak tehlikelidir.

Büyük kayalar genelde iyi birer pasif tetikleyicidirler; termiklerin yüzey gerilimlerini
yırtarlar ve ayrıca daha büyük hava ceplerinin harekete geçmesini sağlayan, küçük mermi tipi
termikler oluştururlar.

Son olarak yüzey sıcaklıkları arasındaki farklılıklar lapse oranlarını etkilerler ve pasif
tetikleyiciler olarak davranırlar.  Genel olarak çok faklı tipteki iki yüzeyin bir araya
geldiği yerlerde termik bulunabilir; kilometrelerce uzanan kuru bir arazi sonunda bir göle
ulaştığında ikisi arasındaki sınırda güvenilir bir termik kaynağı olacaktır (rüzgar kuru arazi
üzerinden esiyorsa termik göl üzerine doğru yatmış olacaktır). Ancak nemli bölgeler ve göller
genelde çevrelerindeki, özellikle de rüzgaraltı taraflarındaki, bütün aktiviteyi anında
bitirirler. Bu sıcaklık farkları oldukça düşük olabilir ancak binlerce örnek göstermiştir ki
bunlar geçekten önemlidir.

AKTİF TETİKLEYİCİLER
Aktif tetikleyiciler hareket halindeki tetikliyicilerdir. Örneğin kuru bir buğday tarlasını
biçen bir traktör istisnasız bir termik kaynağıdır. Kuru bir tarlanın sonundaki yolda gelip
geçen araçlar da aktif tetikleyiciler olarak iş görürler. Her tür hareket, insan olsun,
tarladaki araçlar olsun, otomobiller hatta iniş yapan diğer  pilotlar olsun genelde bir
toplayıcıdan termiğin kopmasına neden olurlar.

Bulut gölgeleri de aktif tetikleyiciler olarak davranabilirler; arazi üzerinde ilerleyen bir
bulutun gölgesi küçük bir soğuk cephe gibi davranarak sıcak havayı yerden kaldırabilir. Bu
sadece bir teori ancak bazen işe yarıyor gibi.

TÜM BUNLARIN UYGULANMASI
Belirli bir günde termikler belirli bir yüksekliğe ulaşıncaya kadar yükselişlerini sürdürürler,
bu mesafe yerden bulut tabanına kadar olan mesafedir ve kullanılabilir termiğin vardığı en
yüksek nokta burasıdır. Bu yüksekliğin yarısından daha aşağıya “alçak” daha yukarıya da
“yüksek” diyebiliriz. Örneğin bulut tabanı yerden 3000 m yukarıda ise yerden 1500 m nin
üstündeyken yüksek altındayken alçak olduğumuzu düşünebiliriz. Bu yazı “alçak” bölgede iken
verilecek kararlar ile ilgili. Eğer alçaktaysanız uzun süredir güneş gören toplayıcılara
yönelin.. Bulut gölgelerine uçmamaya dikkat edin; alçak irtifadayken bir bulut gölgesinden
çıkıp tırmanmak çok nadir olacak bir şeydir. Toplayıcılarla potansiyel tetikleyiciler arasında
bağlantı kurun; tepesinde pofuduk bulutlar olan güneşli bir sırtın altındaki, rüzgadan
korunaklı, güneşli ovalar mükemmeldir. Sırtın gölgeli tarafındaysanız yanlış yerdesiniz
demektir ve acilen biraz güneş bulmanız gerekir. Rüzgaraltı ucunda küçük bir tepe olan büyük
kahverengi bir tarla yada işlek bir yolla kesişen kuru otlarla kaplı bir tarla işe yarayabilir.
Mümkün olduğu kadar çok toplayıcı/tetikleyici kombinasyonu üzerinden uçmaya çalışın.
Alçaktayken varyonuzda istikrarlı bir “sıfır” bile görseniz durup bir termik kopana kadar orada
dönün. Elbette deli gibi tırmanan bir şahin yada bir traktörün arkasında dönüp duran koca bir
toz şeytanı işleri çok daha kolaylaştırır. Güçlü bir tırmanıştan çıktıktan sonra süzülmeye
başladığınızda zayıf termiklerle uğraşmayın ve tekrar “alçak” bölgeye indiğinizde bulduğunuz
herhangi bir sağlam termiği değerlendirin.

Kaldırıcı ve bastırıcıların özellikle dar alanlarda birbirlerini dengelediklerini anlamak
önemlidir. Eğer 5m/sn ile tırmanmışsanız termikten çıktığınızda 5 m/sn lik bir bastırıcı ile
karşılaşmaya hazır olmalısınız. Termikler genişse, geniş bastırıcılar bekleyin. Çok kötü
şekilde çöküyorsanız bir yerde büyük olasılıkla çok güçlü bir termik vardır. Kendinize sormanız
gereken “Toplayıcı ve tetikleyici nerede?” olmalıdır. Toplayıcılar termik salarken ayrıca
etraflarındaki havayı da çekerler; bir termiğe yaklaşırken genelde yer hızınızın arttığını fark
edersiniz. Ayrıca kanadınız bir kaç derece öne dalarak termiğe doğru hızlanır. Daha eski
kanatlar termiğe tosladıklarında hafifçe geride kalılar ancak basınçları oldukça yüksektir
(bunu frenlerden hissedebilirsiniz). Rüzgar darbesi yada türbülans nedeni ile de kanat geride
kalabilir ancak bu durumlarda kanattaki basınç o kadar yüksek olmaz. Bu şekilde termiğe mi
yoksa bir rüzgar darbesine mi rastladığınızı anlayabilirsiniz. Eğer kanat basıncı daha da
artmışsa termik buldunuz demektir. Basınç yoksa termikte yoktur. Yeni yada daha yüksek
performanslı kanatlar termik ne kadar güçlü olursa olsun genellikle termiğe doğru ileri
dalarlar ancak kanat/fren basıncındaki artış hissi aynıdır.

Son olarak, unutmayın ki rüzgar termikleri yatırır; eğer oldukça alçaktaysanız ve bir
toplayıcıya yaklaşıyorsanız bu o kadar farketmez ancak ne kadar yüksekteyseniz termik kolonunu
kesmek için kaynaktan o kadar geride (rüzgar altında) olmanız gerekir.

Burada anlatılan sistemde hatalar olabilir ama benim şimdiye dek ortaya koyabildiğimin en
iyisidir. Her yıl geriye dönüp bakarak, “Nerede yanlış yapmıştım acaba!” diyerek, her bir uçuşu
dürüstçe ele alıp “İşe yarayan neydi? Yaramayan neydi?” diye sorarak daha iyiye gidecektir. İyi
pilotlat termik konusunda şanslarını kendilerini yaratırlar.

Yazan: Will GADD / Çeviri: Muharrem KILIÇ

Yazar:Alim YILDIRIM