info@ikarus.com.tr
0216 970 08 86

Termik-Bölüm 2, Termikler ve Bulutlar

İkarus Havacılık

Bu üç bölümden oluşan bir serinin ikinci bölümüdür. Birinci bölümde termiklerin nasıl
oluştukları ve yerden nasıl koptukları ele alınmıştı: bu bölümde termikler ve bulutlar
arasındaki ilişki ele alınacaktır. Serinin son bölümü termik uçuş teknikleri ile ilgili
olacaktır.

Öncelikle bu yazı gözle görülür en iyi termik göstergesi olan bulutlar üzerine yoğunlaşacaktır.
Lapse oranları, stabil olmayan hava kütleleri vs. gibi konular üzerine yazılmış düzinelerce
kitap bulabilirsiniz, o yüzden buradaki amaç bir meteoroloji metni oluşturmaktan çok,
bulutlarla ve gökyüzüne dayalı diğer ipuçlarıyla uçarken uygulamaya yönelik kurallar
vermektir.

Gökyüzünde ne olup bittiğini anlamanın temeli onu izlemektir; kitap okumanın faydası olur ancak
iyi uçmak için kendi gökyüzü yorumlama sisteminizi oluşturmanız gerekir. Tanıdığım her iyi
pilot gökyüzüne bakarak, orada neler olup bittiğini anlamaya çalışarak binlerce saat
geçirmişlerdir. Uçuşa uygun olmayan bir çok  günü sırtüstü yatıp yukarıda akıp giden gökyüzünü
izleyerek geçirmişimdir ve bu günler uçuşta faydasını gördüğüm en değerli zamanlardandır.
Bulutlar rüzgarla dağılıyorlar mı? Belirli bir nokta üzerinde sabit mi kalıyorlar yada belirli
bir nokta üzerinde oluşup rüzgarla sürükleniyorlar mı? Düzgün döngüler mi takip ediyorlar,
hafif tüycükler halinde başlayıp kaybolmadan önce katı kütleler haline mi geliyorlar, yada
çabucak oluşup daha uzunca bir sürede mi dağılıyorlar? Tabanları katı ve düzgün mü yoksa
yuvarlak ve dağınık mı? Bu soruların her birinin cevabı, o bulutları oluşturan termikler
hakkında çok zengin bilgiler barındırır. Bulutlar sonsuz çeşitliliktedir ancak izleyerek
onlardan öğrenilebilecek belirli paternler mevcuttur.

Bulutların döngüleri bağlı oldukları termiklere dayanır. Sıcak bir hava kütlesi yükselirken
sonunda içerdiği nemin yoğunlaştığı bir irtifaya ulaşır ve bu işlem bulut bir termik tarafından
beslendiği sürece devam eder. Bir noktadan sonra yerdeki toplayıcı yada sıcak hava havuzu
tükenir ancak bulut hala yerden yükselmekte olan ”balon” tarafından beslenmektedir. En sonunda
bulutu besleyecek yükselen hava kalmaz ve bulut dağılmaya başlar; bu noktada bulut altında
artık hiç kaldırıcı yoktur. Bu yüzden en iyi görünen bulutların çoğu siz altına uçtuğunuzda
kaldırıcı sağlamazlar; güzel görünmelerine rağmen kullanılabilir dönemlerinin sonlarına
varmışlardır. Aslında bulutlar dağılırken bastırıcı hava oluştururlar, bunlardan birisine
uçacak olursanız sizi yere kadar indirecek bir asansöre binmeye hazırlıklı olmalısınız. İşinize
yarayacak olan hala gelişmekte olan bulutların altındaki yükselen havaya ulaşmaktır. Peki
bunlar nasıl ayırt edilebilirler?

Bulutlarla oynanacak en basit oyun gelişmekte mi yoksa dağılmakta mı olduklarını tahmin etmeye
çalışmaktır. Bunu uçuşta yapmadan önce çim biçerken, araç kullanırken, yada ofis penceresinden
dışarıyı setrederken yapabilirsiniz. Bir bulut seçin ve bir tahmin yürütün; gelişiyor mu,
dağılıyor mu? Daha sonra bu bulutu döngüsü boyunca dikkatle izleyin; geliştiğini düşünüyorsanız
beyazdan griye doğru dönüşecek, giderek daha az ışık geçirecek ve  boyutları (dikey yada yatay
olarak yada her ikisinde birden)büyüyecektir.  Eğer dağılıyorsa rengi daha da solacak ve yavaş
yavaş daha küçük parçalara ayrılacaktır. Bu işlem ne kadar sürüyor? İki dakika mı? On mu? Yirmi
mi? Yoksa bulut sonunda kanadınız parçalıyacak canavar bir kümülüs e mi dönüştü? Bir buluta tek
bir bakışla isabetli tahmin yürütebilmek çok nadirdir, fakat bir kaç dakika izledikten sonra
genelde gidişatın ne yönde olduğu söylenebilir. XC uçmak istiyorsanız bulutların hayat
döngüleri kesinlikle öğrenmeniz gereken temel bilgilerdendir; bu okuma yazma bilmenin havadaki
karşılığıdır.

Michael Champlain tanıdığım iyi XC pilotlarından birisidir ve bana uçuş sırasında çevredeki
bulutların ne yaptığını anlayabilmek için güzel bir yöntem öğretmiştir. Termikte tırmanırken
zihninizde gökyüzünün arda arda fotoğraflarını çekin. Her turda rüzgaraltı yönüne bakın ve
gitmeyi düşündüğünüz yöndeki bulutların neye benzediklerini hemen zihninize kaydedin. Uzun bir
tırmanışta zihninize 30 tane kadar güzel görüntü yerleştirmiş olursunuz. Biraz pratikle bu
görüntülerden hangi bulutların dağılmakta hangi bulutların yeni oluşmakta olduklarını
çıkarabilirsiniz.  Bir kaç tırmanıştan sonra fotoğraflardan ayrıca bulutların ömürlerinin ne
kadar olduğunu da çıkarabilirsiniz, bu bilgi sayesinde siz onların altına kadar süzüldüğünüzde
hala çalışıyor olup olmayacaklarını kestirebilirsiniz. Eğer bulutların oluşması 30 dakika kadar
sürüyorsa, 10-15 dakikalık bir süzülüşle altlarına vardığınızda hala gelişmekte olan bir buluta
varmış olursunuz ve altında tırmanacak bol zamanınız olur. Genelde bulutlar arası mesafe ne
kadar fazlaysa bulutların ömürleri de o kadar uzun (tek bir bulutu besleyen hava hacmi daha
büyüktür) ve bulut tabanı da o kadar yüksek olur. 30 dakikadır büyümekte olan bir buluta
süzülür ve alçak varırsanız, tepenizdeki bulut ne kadar güzel görünürse görünsün oradan
kaldırıcı bulma ihtimaliniz çok düşüktür. Bir çok pilot bulut tabanına kadar tırmandıktan sonra
etraflarına bakıp hangi evresinde olursa olsun “en iyi” görünen buluta yönelme hatasına
düşerler. Bir buluta kullanabileceğiniz kaldırıcı evresinden sonra varırsanız bu açık alana
süzülmekten çok daha kötüdür çünkü bulutun altında bastırıcı olacaktır artı arazi gölgede
kalmış olacağından havada kalma şansınız çifte darbe almış olacaktır. Ancak tırmanışınız
sonlarına yaklaşmışsanız ve hemen süzülüş mesafenizde belirmeye başlayan tüycükler görürseniz
dosdoğru oraya doğru süzülün, işe yarar kaldırıcı bulma şansınız çok daha fazladır.

Pekala,oluşmakta olan güzel bir buluta doğru süzülüyorsunuz, kaldırıcı ile temasınız nerede
gerçekleşecek? Yine burada da bulut döngülerini izlemek size cevabı verecektir. Eğer irtifa
rüzgarı yerdekinden daha kuvvetli ise  bulutlar rüzgar üstü kenarlarında oluşup rüzgaraltı
kenarlarında dağılıyor olacaklardır. Bu size termiğin rüzgar üstünden buluta doğru eğimli
olduğunu gösteririr. Eğer bir GPS iniz varsa yada oldukça yüksekte bile yer hızınızı okumayı
öğrenmişseniz, rüzgar eğrisinin (gradyanının) ne kadar kuvvetli oluğunu, dolayısıyla da
termiğin ne kadar yatmış olduğunu anlayabilirsiniz. Pratik olarak 18 km/h yada altındaki rüzgar
eğrilerinde termiklerin 20 derece, 36 km/s ve altındaki rüzgar eğrilerinde 30 derece yatmış
olduklarını varsayabilirsiniz. Ayrıca gradyanların doğrusal olmayabileceklerine de dikkate
almanız gerekir, bazı günler belirli bir irtifada güçlü bir gradyanla karşılaşırsınız ve
termikler dağınıklaşmaya başlar fakat uğraşıp bu bariyeri geçebilirseniz bulut tabanına kadar
varabilirsiniz. Bu irtifayı aklınızda tutun ve tekrar bu irtifaya geldiğinizde cesaretiniz
kırılıp vazgeçmek yerine mücadele edip geçmeye çalışın.
En sinir bozucu XC günleri, irtifa rüzgarlarının yer rüzgarından daha hafif olduğu günlerdir;
bu durumla şaşırtıcı sıklıkta karşılaşır fakat termikleri nasıl bulacağımı bir türlü
anlayamazdım, taki bulutların “rüzgaraltı” uçlarında oluşup rüzgarüstü uçlarında dağıldıklarını
farkedene kadar! Bulutun daha fazla nem yüklü kısımları rüzgaraltı uçlarında olacaktır; bu
durumda aslında termiklerle temasınız bulutun rüzgaraltı tarafında gerçekleşecektir.
Oluşmuş bulutların yapı ve şekilleri de çok kıymetli bilgiler verirler. Genişliklerinden daha
yüksek bulutlar genelde daha güçlü termikler anlamına gelirler ve günün ilerleyen saatlerinde
aşırı gelişebilirler. Pofuduk, aralarında kısa mesafeler olan döngüleri kısa süren fakat asla
düz yada “katı” tabanı oluşmayan bulutlar altında nadiren iyi kaldırıcıya rastlanır; ancak
altlarında hafif kaldırıcılar bulunabilir, rüzgaraltına doğru uçuşa devam ederseniz birşeylere
rastlıyabilirsiniz. Bu bulutların döngüleri o kadar hızlıdır ki, oluşmakta olan bir tanesinin
altına varış zamanlamasını bir türlü ayarlayamazsınız. Ancak bunlar genellikle geniş alanlar
halinde oluşurlar ve bu alanlarda havada kalma şansınız yüksektir. Nemli günlerde gökyüzü
düzgün aralıklarla dapılmış bulutlarla dolu olacaktır; ne yazık ki bu bulutlardan sadece bir
kaç tanesi aktiftir ve büyük çoğunluğu yavaş ve sinir bozucu bir şekilde dağılıyordur. Daha
kuru günlerde gökyüzünde olan daha az bulut büyük ihtimalle aktiftir, fakat onlara
ulaştığınızda hala çalıştıklarından emin olun. Son olarak, düz, katı bulut tabanları iyi
oluşmuş ve sürekli olarak beslemekte olan termikleri gösteririr. Yuvarlak, pofuduk tabanlar
genelde pek iyi oluşmamış termikleri ve daha zayıf kaldırıcıları gösterirler.
Daha büyük bulutların olduğu günlerde bir bulutun tabanındaki en yüksek kısımlara dikkat edin;
en iyi kaldırıcı daima bulutun tabanının en yüksek olduğu kısmı besliyordur. Bulut tabanına
ulaştığınızda etrafınıza bakmaya devam edin, bulutun altında başka bir kısımda olduğunuzdan
daha yükseğe tırmanabilirsiniz. Bu özellikle nemli ve biraz daha kuru hava kütleleri arasındaki
sınırda uçuyorsanız yaygın olarak görülen bir durumdur; Teksas kuru hattında tabanlarında 1000
metre kadar basamakları olan bulutlara rastlandığı olmuştur.
Hangi bulutların altına uçmak gerektiğini anlamanın yanısıra, pek çok kişi hangi bulutlardan
uzak durmaları gerektiğini de bilmek ister. Genelde bir bulutun altında tırmanırken o bulutun
ne yaptığını söylemek zordur çünkü bulutun yan taraflarını göremezsiniz; ancak tırmanırken her
dönüşte zihninizde fotoğraflar çekiyorsanız diğer bulutlarda ne olup bittiği hakkında oldukça
iyi bir fakir sahibi olursunuz. Dev bir Cu-min (kümülonimbus)  altında tırmanıyor olma
ihtimaliniz de vardır fakat bu çok nadir olacak bir şeydir. Eğer etrafınızda tüm gökyüzü aşırı
gelişmeye başlamışsa, tepenizde ne olup bittiğine hiç bakmadan oradan uzaklaşma zamanıdır.
Büyük bulutların bile düzenli döngüleri vardır; bazen 10 -15 km genişliğinde bulutların altında
uçmak sorun yaratmaz, ancak bulutlar genişliklerinden çok daha fazla yükselmeye başladıklarında
kendimi gökyüzünün daha iyi bir kısmına kaçarken yada derhal inişe giderken bulurum. İnip
kanadımı emniyete aldıktan sonra beni endişelendiren buluta ne olduğunu izlerim, zararsızca
döngüsünü tamamlıyor mu yoksa gelişmeye devam mı ediyor? Eğer aşırı gelişyorsa bu ne kadar
sürüyor, ben uçuşu iptal kararını verdikten ne kadar sonra ilk yerde ilk darbesi geldi? Genelde
erken indim diye  hüsrana uğrarım ancak bir kaç kez şansımı zorlayıp havada biraz fazla
kaldığımda yaşadıklarım gerçekten korkunçtu. Zamanla ne kadar uçarsam o kadar tutucu olmaya
başladım. Eğer bulutlar aşırı şekilde yükselmeye başlamışsa ve hava raporunda fırtına
beklentisi varsa hemen inin. Uçarken gözyüzünde olan biteni dikkatle izlemek sadece bir sonraki
termiği bulmak için değil, emniyetli uçuş için de gereklidir.
Genel olarak bulutlar benzer paternlerde oluşurlar. Bu paternler genelde binlerce faktörün bir
araya gelmesinden kaynaklanır ancak kaldırıcı bulmak istiyorsanız gitmeniz gereken yer bu
stabil olmayan alanlardır. Buna inanmamı sağlayan, masmavi boş alanlara uçup kendimi yerde
bulduğum yeterince tecrübem var. Hemen hemen her zaman masmavi bir boşluğu doğrudan geçmektense
etrafındaki bulutlarla uçmak daha akıllıcadır, boşluk ne kadar kestirme görünürse görünsün.
Planör pilotlarının bu şekilde yüzlerce kilometrelik geçişler yapma lüksleri vardır, ancak
bizim yoktur.
Bir çok pilotun hayali bir bulut caddesinin altına girmek ve hava kararana kadar doğdoğru
uçmaktır ancak bu pek sık olmaz, caddeleri birbiri ile bağlantılı ancak ayrı ayrı bulutlar
olarak görmek daha faydalıdır. Eğer cadde yassı, katı tabanlı, iyi bir rengi tutturmuş (koyu
ancak dağılmayan, siz altına doğru giderken aşırı gelişmeyen) bulutlardan oluşuyorsa hız
çubuğuna yüklenin ve uçuş hızı (speed to fly) teorisinden anladıklarınız ne kadar hızlı
uçmanızı söylüyorsa o kadar hızlı uçun. Ancak ileriyi izlemeyi ve neler olup bittiğini analiz
etmeyi sürdürün; eninde sonunda bulutlar bitecektir ve her iki yanınızda olduğu kadar
ilerinizde de neler olup bittiğine dikkat etmeniz gerekecektir. Caddelerdeki açıklıkları mavi
boşluklar olarak görmelisiniz, eğer önünüzdeki açıklık geniş bir emniyet payı ile
geçebileceğinizden daha büyükse yandaki başka bir caddeye atlamalısınız.
Aslında bir çok bulutsuz günde bile gökyüzünden bazı ipuçları çıkarabilirsiniz. Termiklerin
tepesinde bulutlar oluşmasa bile “pus kubbeleri” oluşur. Bu alanlar havadaki rutubet, toz yada
başka bir hava kütlesi nedeniyle ışığın farklı kırıldığı olanlardır ve genelde gökyüzündeki
daha az mavi alanlar olarak göze çarparlar. Pus kubbeleri genelde normal bulutların da
müjdecisidirler, sabahları terselme (inversiyon) seviyesinde pus kubbeleri farkedilebilirler
ancak yine de kaldırıcının göstergesidirler ve terselmenin ilk delineceği ve bulut oluşacak
yerler de buralardır. Bulutsuz günler genelde toz şeytanları ve girdaplar halinde termik
çekirdekleri oluştururlar; eğer havada çevrenizde saman, toz yada diğer çer çöp görüyorsanız bu
da bir termik çekirdeğinin merkezidir.
Uçuş Stratejileri:
Klasik termik oluşum modeli silindir halinde yükselen ve bulutu besleyen bir hava sütünudur. 
Gerçekte termikler bulutu besleyen ağaçlar gibidir, bir sürü küçük kök bir araya gelerek daha
büyük köklere oradan da bulutu besleyen gövdeye ulaşırlar. Yerden ne kadar yüksekteyseniz
‘gövdelerde’ birbirinden o kadar uzaktır ve bir termiğe ulaşmak için buluta o kadar yaklaşmanız
gerekir. Yarışmalarda uçan herhangi birisi birbirine yakın olarak farklı termiklerde dönen
kanatların sonunda bir araya gelip bulut tabanına birlikte çıktıklarını görecektir. Alçaktaki
kanatlar bu daha küçük ‘kök termiklerini’ kullanırlar. Alçak bölgede, yani bulut tabanı
irtifasının yarısından daha aşağıda, iseniz büyük olasılıkla küçük termikler bulursunuz.
Planörler alçak irtifa termiklerini kullanmakta oldukça zorlanırlar ancak bizler çok dar
termiklerde dar dönüşlerle, genişleyip gövdeye ulaşana kadar kökleri takip edebiliriz.  Bulut
tabanı ile yer arasındaki mesafenin yarısından daha alçakta iseniz buluta ulaşan büyük bir
çekirdeğe ulaşma şansını unutabilirsiniz, ancak bir çok bulut çok sayıda daha küçük çekirdek
tarafından beslenir, bu nedenle bulutların rüzgar üstü kısmında güzel toplayıcı ve
tetikleyiciler üzerinde araştırma yapmak iyi bir stratejidir.
Genel olarak toplayıcı ve tetikleyiciler ile besledikleri bulutlar arasında bağlantı kurmaya
çalışın, bu aynı zamanda bulutun ömür döngüsünde hangi aşamada olduğunu tahmin etmekte de yarar
sağlar. Örneğin dağ sıraları üzerinde oluşan bulutlar çoğunlukla rüzgaraltı yönünde
sürüklenirler, bir kez sürüklenip termik kaynağından uzaklaştıklarında hala altında kendilerini
besleyen balon olacağından iyi kaldırıcı sağlayabilirler ancak bulut ne kadar harika görünürse
görünsün bu balonla tırmanabilmek için buluta yüksek irtifada ulaşmalısınız.
Bulut tabanı ne kadar yüksekse sonraki süzülüşünüz de o kadar uzun olur. Reichman bulutlar
arasındaki mesafeyi yerden yüksekliklerinin yaklaşık iki buçuk katı olarak tahmin eder. Eğer
bulut tabanı 1500 metredeyse termik ‘gövdeleri’ arasındaki mesafe 3750 m civarında olacaktır,
‘kökler’ arasındaki mesafe bundan daha azdır.  Kanadınızın süzülüş oranı 5:1 bile olsa yere
varmadan bir termiğe ulaşma şansınız oldukça yüksektir. Teorik olarak bulut tabanından yere
kadar olan bütün mesafeyi hiç termiğe rastlamadan geçmeniz çok zordur. Ancak gerçekte,
özellikle bulutsuz günlerde bu sık sık başımıza gelir, daha sonra dönüp baktığınızda mavi bir
boşlukta yada bir bastırıcı caddesinde süzüldüğünüzü ve aslında bulut tabanı ile yer arasındaki
mesafenin yarısını çoktüğünüzde 90 derece sağa dönseniz bir kaldırıcı bulabileceğinizi
farkedersiniz. Ova üzerinde kaldırıcılar da bastırcılar da düzgün hatlar boyunca oluşurlar, bir
sonraki termik için bakılması gereken en mantıklı yer son tırmandığınız yerin rüzgar altında
iyi bir toplayıcı/tetikleyicinin üzeridir.
Dağlarda termikler ve bulutlar genel olarak dağ sıraları boyunca oluşurlar. Bulut tabanının çok
yüksek olduğu günlerde çok dar vadiler hariç bir şeyleri geçmeniz gerekiyorsa kararlarınızı
bulutlara göre değil daha çok önceki bölümde anlatılan araziye dayalı taktiklere dayanarak
vermelisiniz. Eğer bir dağ sırası boyunca uçarken küçük bir açıklığı geçmeyi planlıyorsanız bir
sonraki tırmanışınızı planlamak için bulutları kullanmak makuldür. Dağ sıraları arasındaki
boşlukları geçmek için iyi bir taktik bulut tabanına tırmanıp, vadi üzerinden bulutla birlikte
sürüklenmektir. Bu yavaş bir yöntemdir ancak bazen XC uçuşunda hızdan çok havada kalmak önemli
olabilir. Bulut eninde sonunda dağılmaya başlayacaktır, o yüzden bu noktadan önce buluttan
ayrılmak en iyisidir yoksa bastırıcı ile uğraşmak zorunda kalabilirsiniz.
Bulut tabanına çıkamazsanız moralinizi çok fazla bozmayın, lapse oranlarının zayıf olduğu daha
nemli günlerde etrafta bir sürü bulut olabilir ama bir türlü onlara ulaşamazsınız. Genel olarak
sadece termiklerin çok organize oldukları günlerde altı yassı,  yoğun bulutlara
tırmanabilirsiniz. Termik kaybolana kadar ne kadar tırmandığınıza ve bulut tabanından ne kadar
aşağıda kaldığınıza dikkat edin. Eğer o günkü ilk tırmanışınz 2000 m de sona ermişse ve bulut
tabanı 2600 m civarında görünüyorsa, bulutlar daha iyi görünene yada bulut tabanı yükselene
kadar sonraki bir kaç tırmanışınızın da aynı irtifalarda biteceğini beklemelisiniz. Genel
olarak bulut tabanı gün boyunca yükselir ve kaldırıcılar öğleden sonra daha iyi hale gelirler.
Bulutlar 3000 m ye çıkar ve gerçekten katı bir görünmeye başlarlarsa, daha yükseklere,
bulutlara daha yakına tırmanmayı umabilirsiniz.
Gökyüzünü gerçekten anlamanın en iyi yolu onu neredeyse dini bir tutkuyla izlemektir. Kitap
okuyun ve herhangi bir günün meteorolojisini anlamaya çalışın, sonra tahminlerle uçuşta
yaşadıklarınız arasında bağlantı kurun. Yerdeki sorumluluklarınız yüzünden uçamamışsanız bile
uçuş hakkında yinede çok şey öğrenebilirsiniz. Kanadınızın altında karar alma zamanınız
geldiğinde bunun size çok büyük faydası dokunacaktır.
Bir sonraki bölüm kanadınızı termiklerde nasıl kullanacağınızla ilgili olacak ve buraya kadar
sözü edilen herşey bir araya getirilecek.

Yazan: Will GADD / Çeviri: Muharrem KILIÇ

Yazar:Alim YILDIRIM